grup yorum sevenler sitesi
  marşlarımız (1997)
 

                                                        









Fikriye Kılınç: Solo, Vokal
Özcan Şenver: Solo, Vokal
Emrah Fidan: Viyola
Suat Kaya: Cura, Vokal
Vefa Saygın Öğütle: Klasik Gitar
İrşad Aydın: Bağlama, Vokal
Hakan Alak: Akustik Gitar, Vokal
Ufuk Lüker: Klavyeli Çalgılar, Vokal
Elif Sumru Gürel: Akustik Gitar, Vokal
Kemal Sahir Gürel: Klavyeli Çalgılar, Kaval, Vurmalı Çalgılar, Flüt, Buzuki, Vokal 






bir mayıs

günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
yepyeni bir hayat gelir bizde ve heryerde

bir mayıs bir mayıs işçinin emekçinin bayramı
devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı

yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından
mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından
yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir

ulusların gürleyen sesi yeri göğü sarsıyor
halkların nasırlı yumruğu balyoz gibi patlıyor
devrimin şanlı dalgası dünyamızı kaplıyor

gün gelir gün gelir zorbalar kalmaz gider
devrimin şanlı yolunda kül gibi savrulur gider

söz-müzik: sarper özsan





beyaz gelinlik

hayat damla damla berraklaşıyor kara tende
hayat ılgıt ılgıt esip gidiyor işkencede
baskı mapus zulüm kan ile örülü
seti yıkıp aşıyor derya ırmaklar
hayat yeşilde yeşil yosunda
yosunlar boy veriyor kuytuluklarda

düşmesin kirpiklerinin gölgesinden başka gölge
doğacak yarının şafağı olan gözlerine
sımsıkı yumruk misali sevdiğim
yarının sahibi o gözlerine
o gözlerinde çizgilenecek
sevdamızın/bebeğimin yarını alın yazısı

zincire vurulmuş sevdamızın incecik bileği
bekler sevdayla kin ile korlanmış gözlerini
gözünde çakan şafağın kızıllığında yunup
silah sesleriyle halaya durup
beyaz (kızıl) gelinlik giydireceğiz
kendi ellerimizle vefalı yare
kendi ellerimizle cennet (özgür) vatana

söz-müzik: anonim





gençlik marşı

bağımsızlık şiarını 6. filo’lar karşısında haykıran
şanlı haziran günlerinde sınıfla kaynaşan
bizler gençliğiz savaşıyoruz emperyalizme karşı
işçi köylü öğrenci gençlik zafere kadar

cesaretle inançla atıldık kavgaya yöneldik aydınlıklara
okulda fabrikada kırda işgalleri kıra kıra
bizler gençliğiz savşıyoruz faşizme karşı
savaşacağız döktüğü kanda boğana kadar

doğrulup gürledik nisan direnişi’nde kavganın izindeyiz
özgür bir gelecek müjdecisi yükselen sesimiz
bizler gençliğiz savaşıyoruz oligarşiye karşı
savaşacağız halkla birlikte kurtuluşa kadar

söz-müzik: grup yorum





neşid el tahrir

hey! lali lali lali
yaalamna lali bil ali
ğali ğali ğali
nisrek ya vatanna ya ğali
tahtic nehu ena bit feyya
ena sevri ah ya niyelli

hey! ciyali sevra el abtal
eş şams bıtıtlağ mebtıntal
ceberul mıhtar attırhal
ilal arab ruhi u mali

hey! saddul ğafıb bil migla
u kalu ya muhtel tıla
beyyi u ciddi kalu smea
trab el vatan al ruh ğali

hey! kil el arab tinedi fik
ya vatanna allah yehmik
kil ayed al arabi bi kalbi
u nisanek halit ğali

hey! ismea ismea
şems bititla
raye bitirfa
bıkra btilma bıkra btilma
bıtrif u bittam bibali

ana sevri, ana arabi
ana sevri, ana arabi
ana arabi ah yaniyyali

[kurtuluş marşı]
hey! dalgalan ey bayrağımız yükseklerde dalgalan
değerli, ey vatanımız kartalın değerli
kanatlarının altında gölgelenirim
ben devrimciyim ne mutlu bana

devrim kahramanlarındır
güneş doğar gecikmez
düşmanı gerilettik
araplar’a canım, malım feda

hey! düşmana sapanla direndiler
‘ey işgalci çık’ dediler
babam, dedem ‘dinle’ dediler
‘vatan toprağı candan kıymetlidir’

hey! bütün araplar seni çağırır
ey vatanım allah seni korusun
araplar’ın bütün bayramları yüreğimde
ve nisan aklımdadır

hey! duy, güneş doğar, bayrak yükselir
yarın parlak, dalgalanır ve aklımda kalır
ben devrimciyim, ben arap’ım
ben arap’ım ne mutlu bana

arap halk şarkısı





partizan

tek insan nedir ki? sadece bir damla...
uçsuz bucaksız gökyüzünün
boşluğuna savrulmuş bir yağmur damlacığı
tek insan neye yarar
azgınca uğuldayan fırtınalar altında
dayanınca bağrına kanlı elleri yeryüzünün?
tek insan ne yapabilir sinip gizlenmekten başka?
yaşayan en yüce güç, en aşılmaz barikat
halkın örgütüdür
tıpkı bir okyanus gibi; kurumayan
örs gibi, çekiç gibi; şekil veren demire
kabaran dalgalarla karşılayan; uğuldayan rüzgarı
halkın örgütüdür
gücü güce ulanır, yükselir
derinleşir, arınır, dayanıklanır
denizde bir damla olunca insan
al ve savur benim de yüreğimi
ufkuna kat, ateşlendir, şekil ver bakışlarıma
beni yalçın güzelliklerle kuşandır
sarsılmaz yiğitliklerle donat
sevgimi yenilmez, evincimi ulaşılmaz kıl düşmana
öfkemi bile, gürleştir
bilgimi rüzgarınla aydınlat
örgütüm al beni halkımla yeniden yarat


kıtlıkta ve soğuklarda şehirde tarlalarda
lenin’in işaretiyle ayaklandı partizan

beyazların elinde kalan son kıyıya varmak için
dağlardan ve ovalardan ilerledi partizan

kan ve can bedeli bu zafer dokuzyüzonyedilerde
karlarda ve fırtınada sovyeti kurtardılar

beyaz ordu’yu yenerek ezerek atamanları
bitirdiler bu savaşı denizin kıyısında

şiir: nihat behram
söz: t. atourov
müzik: s. alimov





özgür tutsak

ölümlere yatarım da
başeğmem zindanlara
duvarları kale olsa
esir olur yine bana

demir kapılar da yanar
(damarımda kan da yanar)
adım özgürlük oldukça
yüreğimde köz oldukça
özgür tutsak oldukça

ümraniye buca’da
bayraklaştık barikatta
onurumuz şehitlerle
özgürleştik tutsaklıkta

analarla kardeşlerle
omuz verdik kurtuluşa
zalimleri yeniyoruz
yürüyoruz aydınlığa

söz: hayati azim
müzik: grup yorum





haklıyız kazanacağız

kuşandık genç öfkeni
taşların kucaklarımızda
bizlere öğrettiğin kavga kavgamız
büyüyor umuzlarımızda

alnındaki kurşun yarası
sönmeyen bir ateş şimdi
büyüyor inatçı kavgamızda büyüyor
sarıyor halkın yüreğini

zapt ettiğimiz alanlara
sesini taşıyacağız
kanımızla yazıyoruz tarihi
haklıyız kazanacağız

hasretin o büyük güne
savaşarak varacağız
silahımız söyleyecek son sözü
haklıyız kazanacağız

söz-müzik: grup yorum





avusturya işçi marşı

alman halk şarkısı





rêber

ez nizanım dıjmîn kî ye
xwînmi ji û dostani çî ye
reya rastî winde kirî me
rêber were ez nizanim

ez nizaneki gundi me
civanek nexwendi me
lı çol û çepera mayi me
rêber were ez nizanim

ya gundi ya bajari me
faşi aqil je birî me
nezaniye bindest kiri me
rêber were ez nizanim

hin kirîn be hosta nabe
zane bûn be xwendin nabe
niştîman be rêber nabe
rêber were ez nizanim
rêber dıbe pir bawer be
ji bo milletê şerwan be

söz: melle hesen
müzik: grup yorum





vur ulan köpek dölü
vurduğun her bir ölü canlanır çiçek açar
her çiçekte bin tohum
her tohumda vurduğun bin yiğit doğar yaşar

işte bak en öndeyiz
halkız biz tükenmeyiz
tarihler yazar bizi
biz tarih yazanlarız

top tüfek ateş ölüm vız gelir bize
gömüyoruz şehitleri kalplerimize
istemez vaad etmeyin cenneti bize
dünya cennet olacak ellerimizle, alınterimizle

bir değil beş on değil
bir değil milyon değil
beşbuçuk milyarız biz
kovmak ile gitmeyiz kırmak ile bitmeyiz
her diyarda varız biz

biz birgün çalışmasak
çarklar durur sular kurur
toprak küser biz ekmesek
çağlar döner hayat durur 





ulaş'a ağıt

hele ulaş’a ulaş’a
ulaş benzerdi güneşe
ulaş kardaş can veriyor
yüreğim düştü ateşe

alev saçan namluların ortasından
bir direniş abidesi yükseliyordu
anadolu yıllar var ki böyle yiğitliğe tanık olmamıştı
işte yeniden başlıyordu her şey
ayaklanmalar, ellerde çoğalan isyan bayrakları
sıkılı yumruklar, sıcaklaşan namlular
her şey yeniden başlıyordu
“bize ölüm yok!”
ulaş’ın sesi bu
niyazi’yle, ibrahim’le ölüme meydan okuyor
“hadi, cesaretiniz varsa gelin”
ulaş’ın sesi bu
vatanımızın dört bir yanına dalga dalga yayılıyor
“asıl siz halkın savaşçılarına teslim olun!”
ulaş’ın sesi bu
umudun adını kanla yazıyor
“tililili”
ulaş’ın sesi bu
isyan tarihimizi geleceğe taşıyor
ulaş bu
adım adım, an an direnişi öğretiyor


ulaş’ın elinde mavzer
mavzeri türküye benzer
bizimkiler böyle ölür
böyle ölür bizimkiler

söz-müzik: anonim





gün doğdu

gün doğdu hep uyandık
siperlere dayandık
bağımsızlık uğuna da
al kanlara boyandık

yolumuz devrim yolu
gelin kardaşlar gelin
yurdumuza faşist dolmuş
vurun kardaşlar vurun

söz-müzik: anonim





şarkışla

yüreğimizin derinliklerine kök salmış bir çınardır kavgamız
ummana ulaşmak için coşkunca
yatağına sığmadan akan ırmaktır sevdamız
deniz’in, yusuf’un, hüseyin’in bileklerine kelepçe düşmüş
mahir’in o dağ yüreğine tarifi imkansız sızılar
bağrına saplanan hançerdir boyunlarımıza yağlanan urgan
ölüme sayılan günler özgürlüğü sayılsın diye
düştü yola mahir, bastı tetiğe


şarkışla’ya düşürmesin oy
allah sevdiği kulunu oy
gemerek’te çevimişler
deniz gezmiş’in yolunu

gece elmalı’da kalmış oy
hamamcı ali’yi sormuş oy
uzatmalı itin biri
yusuf’u gaflette vurmuş

n’olayıdım n’olayıdım oy
okur yazar olayıdım
deniz (yusuf) mahkemeye düşmüş
avukatı ben olaydım

söz-müzik: anonim





kızıldere

ölüm onları apansız yakalamadı
ülkemizin uçsuz bucaksız sıradağlarında ve ovalarında
kentlerin yoksul mahallelerinde
ve uğuldayan meydanlarında
kuşatmalar altında ve barikatlar arkasından
sömürüye zulme boyun eğmemenin onuruyla
ölümün üstüne yürüdü onlar
tereddüt etmediler yok
“biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik” diyerek
türkülerle, marşlarla karşıladılar ölümü
özgür ve eşit bir gelecek için
canımızdan bir parça koparırcasına
en iyilerimizi verdik toprağa
onlar, yaratılan devrimci değerlerin
onurun, erdemin, inancın simgeleri olarak
yüreklerimizi dolduruyor
bilincimizi aydınlatıyor
bizi kopmaz bağlarla bağlıyor devrime...


oy dere kızıldere
böyle akışın nere
onlar biter mi sandın
sana can vere vere oy...

dere bizim evimiz
suyu alın terimiz
söyle nedendir dere
vurulur gençlerimiz oy...

dere böyle durulmaz
gence kurşun sıkılmaz
sanma faşist olandan
bir gün hesap sorulmaz oy...

söz-müzik: aşık sinem bacı





nurhak

eski duvar diplerinde karanlık sular
ay vurmuş gölgelenmiş kuytular
canım oğul, güzel yiğit
al gel kanlı gömleğini, sana nasıl kıydılar?
ben bu yürek yarasını bir gece elbistan’da duymuştum
akşamlar bir karakuş gibi sağılıp inerdi tenha yollara
yıldızlar dut kokardı, iğdeler ay kokardı
öflez ışıkları, yol boylarında osmanlı karakolları
tilkiler üşüşünce akşam yıldızıyla bağlara
kelepçemin karasına bir ak güvercin
nazlı nazlı canım yiğit, süzüm süzüm canım oğul
gelip konardı
ben bu yürek yarasını bir gece elbistan’da duymuştum
ekmek yedim, su içtim ben nasıl yadsıyayım?
ya nasıl yadsıyayım ishaklı selvilerde ayışığını
ya bu kanlı gömleği ben kime giydireyim?
sen ne zaman büyüdün de
ne zaman kaptırdın gönlünü o nurhaklar’a?
sen daha bebek bebek, sen daha baba baba
canım oğul, o kıraç toprakların yabangülü, yiğidim
sen ne zaman büyüdün de düştün yollara
yolunu mavi kargalardan, toylardan sorar oldum
hala duruyur mu tellerinde
o mavi kargaları maraş topraklarının?
o karamuk çalıları, o çoban döşekleri
o müslüman kayalar?
beni sordun mu gözüm
o kanlı toprakların menekşeli sabahlarından?
çıkınımda kara zeytin bile yok
kara alman kelepçesi bileklerimde
bileklerim canım oğul yeni yeni başladı sızlamaya
sen büyüdün de demek
düştün de demek o damar damar kınalı topraklara
tüketmişim yirmi yılı canım yiğit bir salkım üzüm gibi
canım oğul, güzel yiğit
al gel kanlı gömleğini, sana nasıl kıydılar?


dört bir yana haber salsam
öldü desem inanır mı
dağlar bana geri verin
kadir’imi sinan’ımı

jandarma kurşunu çaldı
canımı tenimden aldı
nurhak’a abide kaldı
dağlar aldı selamımı

nurhak sana güneş doğmaz
uçan kuşlar yuva kurmaz
dökülen kan yerde kalmaz
soracağız hesabını

böyle kalır sanma devran
yola devam eder kervan
öldü sinan doğdu sinan
omuzladı silahını

şiir: hasan hüseyin
söz-müzik: anonim





hürriyet marşı

bir elinde kitapları türküleriyle geldiler
dalga dalga aydınlık dalga dalga aydınlıkk oldular
yürüdüler karanlığın karanlığın üstüne
meydanları zapt ettiler meydanları zapt ettiler yine

beyazıt’ta şehit düşen
silkinip kalktı kabrinden
ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
yıktı şahmeranın mağarasını

daha gün o gün değil derlenip dürülmesin bayraklar
uzaktan duyduğunuz çakalların ulumasıdır
safları sıklaştırın safları sıklaştırın çocuklar
bu kavga faşizme karşı bu kavga hürriyet kavgası

söz: nazım hikmet
müzik: timur selçuk





şişli meydanı'nda üç kız

şişli meydanı’nda üç kız
biri çiğdem biri nergis
vuruldular güpegündüz

sorarlar bir gün sorarlar...
sabahın bir sahibi var
sorarlar bir gün sorarlar...
biter bu dertler acılar
sararlar bir gün sararlar

bindokuzyüzyetmişyedi
unutulmaz yılın adı
bir mayıs bayramı idi
beşyüzbin emekçi vardık
taksim meydanı’na girdik
öyle bir istanbul gördük

söz-müzik: ruhi su





bize ölüm yok

kavganın alevlidir rüzgarı
yayılır gider ılık ılık
dağların başakların üzerinden buğday gibi bereketli
dağların başakların üzerinden akarsu gibi aydınlık

kim demiş ölüm var diye bize
kardeş kardeş atan bu yürek bizim
bize ölüm yok... bu yürek hiç durmayacak
bize ölüm yok... bu yürek hiç susmayacak

söz-müzik: grup ekin





cesaret

atıldık kavgaya yürüyoruz en önde
devrim bayrağımız ellerimizde
coşkun sel gibi yıkıyoruz setleri
akıyor akıyor akıyoruz biz

cesaret cesaret daha fazla cesaret
kurtuluş mutlaka ellerimizde
kır zincirleri kopar geleceği
kurtuluş mutlaka ellerimizde

kır zincirleri son ver sömürüye
özgürlük mutlaka ellerimizde
(kır zincirleri son ver sömürüye
kurtuluş bayrağı ellerimizde)

yükselen devrimci öfkemizin seliyle
dövüyoruz düşmanın kalelerini
halkın adaleti güç veriyor bizlere
titriyor titriyor halk düşmanları

söz-müzik: grup yorum





enternasyonal

rus halk şarkısı

 
  Grup Yorum - In Concert 2008  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=